İşte bunlar hep cinlerin oyunu: Çok gerçekçi sanal hatıralar, hisler ve reenkarnasyon gerçeği | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, psikiyatrinin karanlık yüzü, cinler, reenkarnasyon, inşirah suresi, cin çarpması, letaif, ruh, dini tedavi, hafıza sorunları,

İŞTE BU YÜZDEN 


Oturduğu yerde bir insana, daha önce yaşadığı acıları, panik hallerini, korku hallerini, mahcubiyet hallerini, tekrar oraya gitmiş ve yeniden yaşanıyormuş gibi ve uzun uzun, sanki banttan yayın izler gibi izletebilirler.

Saatler, günler, aylar boyunca bile bu tesir devam eder de, o kişi, bunun cinler tarafından yapılan bir zihin kontrolü olduğunu anlayamayabilir. 

Kendi iradesine kalsa, saniyede yenip aşacaktır o hali, o gereksiz hatıraları, üzüntüleri, hisleri ve 'Kaç sene geçti üzerine. Şimdi şartlar ne güzel' diyecektir ama diyemez. Bir iki kere dese, iradesini kullanabilse, bu tesiri engellese, sonra ne olduğunu bile anlamadan, neden böyle olduğunu bile anlayamadan, işini yapmaya çalıştığı anda, kendini aynı banttan yayının içinde bulur. 

Çünkü insanın bedeninin organları olduğu gibi ruhunun da organları var ve cinler, ruhun organlarından Ahfa ile de oynayabiliyor ve her şey orada kayıtlı... Yaşanmış her şey... Görüntüler, sesler, hisler, korkular, kokular, panikler, endişeler, heyecanlar, aşk, sevgi, nefret halleri dahil, görülen, duyulan ve his edilen her şey...

Daha önce de yazmıştım, reenkarnasyona (öldükten sonra başka bir bedenle yeniden dünyaya gelmeye) inandırıyorlar insanları... Çünkü bir bakıyorsunuz, bu insanlar hakikaten olağan dışı şeyler yaşıyorlar. Ahfa ile oynarken bu cinler, gerçek olmayan hatıralar ekiyorlar, Anılar ekiyorlar.

Kişi hatıraları arasında kendini, bir olduğu gibi, bir de başkası olarak görüyor. Başka ve gerçekçi insanlar, mekanlar, hep aynı insanların ve mekanların mantıklı bir kurgu içinde yaşadığı hayattan kareler, anıları olduğuna kandığı görüntüler, sesler görüyor, hisler algılıyor. Bu anlarda korkuyu, acıyı, neşeyi v.s. his ediyor. Her şey sahte ve kurgu ama çok gerçekçi geliyor ve biraz dirense de, ilmi de olmadığı için sonra inanıyor. 'Demek ki, ben daha önce de başka bir bedenle, başka mekanlarda, başka insanların arasında hayattaydım. Hatıralarım açıldıkça, daha geriyi hatırlayabildikçe bunu anlayabiliyorum. Bu gördüklerim de benim eski ailemdi, eski çevremdi.' diyor.

Cinler, bu dereceye kadar tesir edebiliyorlar ve bu kişi dinden/İslam'dan çıkmış oluyor. Çünkü ayet-i kerimenin açık/tartışmasız/teşbihsiz hükmü ile biliyoruz ki öldükten sonra dünyaya geri gelmek yok. Böyle inanınca ayetin hükmünü, Allah'ın sözünü, hz. peygamberin hadislerini inkar etmiş oluyor. 

Ve maalesef, şeytanların (kafir cinlerin) oyunlarına aldanıp bu halde olan, ya da benzeri hallerde olan, sonsuz saadetini kaybeden, sadece bu devirde bile, yüz milyonlarca insan var!

İşte bu yüzden alimin uykusu bile ibadet...

Gerçek alimler var olmadıktan sonra, insanları böyle dünyevi ve uhrevi felaketlerden ne siyasetçiler, ne bilim adamları, ne hukuk adamları kurtarabilirler...

Sonrakiyayınlar Öncekiyayınlar Ana Sayfa